16 - anne

İlk hayat suyunu alarak başlar birlikteliğimiz,
O, sonu olmayan göreve memur,
Bense, ne kadar büyüsem de muhtaçlığa mahkum,
Yıllar geçer, değişir birçok şey, ama değişmez bazı şeyler,
Büyürüm, sakallarım çıkar, okullarım biter,
Evlenirim, baba olurum nihayetinde,
Ama mutlak huzuru hep ayni yerde ararım,
Basım sıkışınca hep ayni ismi haykırırım,
Dünya üzerime geldikçe, umutlar yerini kara bulutlara bıraktıkça,
Hiç "ama"sızca rahata erdiğim yerdir annem,
Kocaman dertlerden bir an için kurtulduğum yer,
Allah'ın merhametinden bir derya sirayet etmişçesine,
Göz yaşlarına merhem edilmiştir anneler,
Hayatın derdi, tasası her gün kavurunca yüreğimizi ve vicdanımızı,
Ve hep zannederiz ki duygulanmak kadın işidir,
Yanılgıların en büyüğünü yine anneler yaşatır bize,

En sert erkekler bile ağlar, annelerinin cenazesinde..


EG-2017

Arz-u Hal - 6

Ne kadar çok tüketiyoruz..
Sevgimizi, merhametimizi, sevincimizi, hüznümüzü..
Üretmek bu kadar zorken, tüketmek niye bu kadar fazla, bunun sebebini hep merak etmişimdir.
Neden paramız için ayağımızı yorganımıza göre uzatırken, sevgi söz konusu olunca pire için yorgan yakarız?
En değerli sermayemiz dostlarımızken, neden en çok onların canını acıtırız?
Merhemi olmadığını bile bile, neden kalp kırmaktan imtina etmeyiz?
Sanırım, bu soruları hiç düşünmediğimizden, ya da kendimizden önce başkalarına sorduğumuzdan oluyor, kim bilir.

15

Sen'le başlayan cümlelerimi yarım bırakacak,
Dipsiz kuyularda kör edecek,
Hayallerimi yarım bırakacak,
Her iyiyim dediğimde, yalan söyletecek, ne vardı...

EG-2017

14

Zoru sevmek kolaydır, ancak seni sevmek,
Ateşe aşık olmuşcasına, yanmaya talip olmak,
Nefesini tutup, gözlerini kapayıp,
Eserin Sahibi'ne Hamd-u Senalar etmektir..

EG-2017

13

Gerçek olamayacak kadar güzel olduğun için,
sadece rüyamda görebildim seni..

Gündüz olamayacak kadar gizemli olduğun için,
sadece gece düşünebildim seni..

Yakın olamayacak kadar erişilmez olduğun için,
sadece uzaktan sevdim seni..

EG-2017

Arz-u Hal - 5

Dört yanlış bir doğruyu götürüyor demişlerdi, sen hep o dördüncü yanlış olmayı seçtin..

12

Seninle geldi bahar,
Aynı seni bir bahar günü gördüğüm gibi,
Bahçeden gülümseyen çiçekler gibi,
Yüreğinle sevgi dağıttığın minikler gibi,

Seninle vazgeçti yanlışlarım doğruları götürmekten,
Akmaktan vazgeçmiş göz yaşı gibi, 
Erken doğan gün, geç gelen gece gibi,
Hayata yeni bir pencere açar gibi. 

Gülen gözlerin ısıttığı dünyada,
Toprağın verdiği güzelliklerde,
Hayata dair ne varsa,
Her şeyden biraz, aynı sen gibi. 

EG-2017

11

Kendimi özlüyorum en fazla,
Bıçak gibi keskin bakışlarında,
Ruhumu ürperten iç çekişinde,
Dalgalarında kaybolduğum saçlarında,
Gözlerinde,
En çok da, çocuksu sevinçlerinde,

Kendimi özlüyorum ey sevgili,
Sende kaybolmaktan korkuyorum,
Sana baktıkça nefesim kesiliyor,
Çığlık atamıyorum,
Yardım isteyemiyorum,
Sadece gözlerim yaşarıyor, susuyorum.

O an, zamanın durduğu o an,
Alıp götürdün ya beni,
Aldığın şeyi, beni,
Beni bana geri ver,
Bu son şans,
Yoksa,
Kendimi affedemem.


EG-2017

Arz-u Hal - 4

Keşke...

Keşkeleri sevmem.
Yarım kalmış hikayelerin, kırılmış kalplerin, boğazdaki düğümlerin dostudur keşke.
Onun ile başlayan cümleler tamamlandığında mutsuz eder insanı.
Çünkü hayata geçmeyen bir şeyden bahseder kişi.
Gerçekçi olmak gerekirse, pek bir işe yaradıkları söylenemez.

Peki gerçekçi olmak ne kadar gerekli?
Toz pembe mi geçiyor ömrümüz?
Hayat zaten her gün omzumuza onlarca "gerçek" yüklediğine göre,
Böyle bir ihtiyacımız var sayılmaz aslında.

O zaman, kendimden af dileyerek...

Keşke,
Gözlerine bakmasaydım, kaybolmazdım mecnun çöllerde,
Saçlarına dokunmasaydım, kalmazdım deli zindanlarda,
Ellerini tutmasaydım, düşmezdim derin uçurumlardan,
Görmeseydim seni, yanmazdım, aklımdan çıkmadığın her an, her zaman.

EG-2017