Düşün ki yemyeşil bir ormandasın,
Hava hafif yağmurlu, saçlarına itinayla düşüyor sanki yağmur damlaları,
Toprak buram buram iyilik kokuyor,
Ciğerin parçalanırcasına soluyorsun havayı,
Kuşlar orkestrasından en güzel parçalar çıkıyor o gün,
Ağaçlar buyur ediyor ziyafete, eğilen dallarıyla,
Adeta özüne dönmüşsün, sanki ilk yaratıldığın an gibi,
Hiç bitmesin istediğin ince patikada,
Zamanı uzatırcasına, yavaş yavaş yürüyorsun,
Geçen her saniye temizliyor hem bedenini hem ruhunu,
O an hiç bitmesin diye nelerini vermezdin,
Aklına düşüyor insanın birden,
Aslında ihtiyacımız olan şey ne kadar basitmiş,
Peşinde koşarken mutsuzluğun, eziyor insan papatyaları,
Toprağa düşmeden evvel bilmeli kıymetini toprağın,
Ab-ı hayat denizi dururken, girmemeli dünyanın sığ sularına,
Hayatın karışık denkleminde, 3. dereceden bilinmeyenlere inat,
Sevincine ortak ol simit attığın martıların.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder